DOĞUMUNUZA HAZIR MISINIZ?

Doğum yaklaştıkça, kaygılar artar.

Doğum nasıl olacak?

Hangi hastanede yapılacak?

Yanınıza kimler gelecek ya da gelmeyecek?

Bebeğin sağlık durumu nasıl olacak?

Doktorum izinli olursa, doğumuma kim girecek?

Bunlar gebenin kafasını yoran sorulardan bazılarıdır.

Hiçbiri gebeyle alakalı değildir. Hepsi dışardan doğumu etkileyen güçlerdir.

İşte asıl sorun doğum anında gebeye ne oluyor da gebe deliryum noktasına geliyor.

Onu bu kadar kaygılandıran nedir?

Şimdi siz gebelere soruyorum. Gerçekten doğuma hazır mısınız?

Bedensel olarak sağlıklı bir gebelik geçiriyor olabilirsiniz. Bu durum beklenilen ve de istenilen olması gereken bir süreçtir. Ruhsal olarak kendinizi yeterince anneliğe hazır hissediyor musunuz?

O vakit doğum anı bilinçli aklımız her şeyi normal ve sorunsuz olarak algılarken, bilinç dışınız neyin tepkisini yaşıyor ve normal doğum neden bu kadar korkunç hissedilerek tepkisel algılanıyor. İşte burada bilgi ortadan kalkıyor, duygular devreye giriyor.  Doğum anında hissedilen, endişeyi kaygıyı artıran temel duygu doğum korkusu ve onu tetikleyen diğer sekonder duygulardır. Geçmişte bu duyguyu ilk hissettiği ana doğru yapılan duygu köprüsü yolculuğunda doğum korkusunu tetikleyen korkularla yüzleşilir. İşte doğum anında ilk defa karşılaşılıyormuş gibi, bu duygular yine yeniden yaşanılır. Bu durum, doğumu korkunç hissettiren temel faktördür.

‘Doğumunuza yeterince hazırlandınız mı?’ sorusunun ardından, bu korkular için ne yapmanız gerektiğini düşünmelisiniz. Doğumunuzdan önce zihninizi rahatlatan doğuma hazırlık kitapları okuyabilirsiniz. Doğru nefes ve derin gevşemeyi içeren doğuma hazırlık eğitimlerine katılabilirsiniz. Bunlar sizin bilişsel düzeyde farkındalıklarınızı artırır. Asıl çözüm duygularınıza dokunmaktır. Bunun için duygu odaklı doğum korkusu çözümleyen destekler alabilirsiniz.

Duygusal bağlamda doğuma dair ufacık bir şüphe, korku, endişe, gerginlik ve hassasiyet olumsuz doğum düşüncelerinizin uyanmasına sebep olur. Tüm bu olumsuz düşünceler de davranışlarınızı etkiler. Korkuyu besler ve içinizde büyütür.  Doğuma haftalar kala birden doğum şekli sezaryen olur. Oysaki sezaryen bir doğum seçeneği değildir. Gerektiğinde ‘iyi ki var’ dediğimiz bir ameliyat yöntemidir.

Doğum, hayatımızda yaşanılması gereken bir süreçtir. O anın içinde doğumu hissederek farkındalığı yaşamaktır. Doğum ağrısıyla baş edebilmenin önemini kavramaktır. Doğum için çıkılan yolcuktan mutlu olmaktır. Bu gebenin bilinçli farkındalığıdır.

Doğum eylemi de öyle kolay bir süreç değildir. Anne olmanın başlangıcı da zor ve sonrası da meşakkatlidir. Fakat bunların hepsinin üstesinden gelebilecek sabır, sükûnet, inanç, iyi niyet, samimiyet, güven ve istek olduğunda, doğum yolculuğu bizi nereye götürürse götürsün sonu mutluluktur. Sığ sularda, derin okyanuslarda doğumun yaşanabileceği denizlerdir. Yeter ki her denizde güvenli bir ekiple yüzmeyi öğrenin.

Dr. Sebahat Turan 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı 

0312. 285 3000

www.doğaldoğummerkezi.com

www.doğaldoğumankara.com

Scroll to Top