RESVERATROL

Resveratrol Nedir?

Resveratrol kalp ve damar hastalıkları, kanser, diyabet ve obezite başta olmak üzere pek çok hastalığın önlenmesinde etkileri olan antioksidan, anti-enflamatuvar, antiaging ve antineoplastik etki gösteren bir polifenoldür.                                                                   

Resveratrol doğal antioksidan maddelerin en önemlilerinden biri olup bu bileşik, glikasyona, oksidatif strese, infertiliteye, nörodejenerasyon ve kanserler gibi enflamasyonla ilgili kronik hastalıkların önlenmesinde ve ilerlemesinde yararlı bir rol oynayabilir. Resveratrolün yaşlanmayı geciktirici ve ömrü uzatıcı etkisi yapılan araştırmalarda büyük bir heyecana sebep olmuştur. Ayrıca resveratrol, immün hücre düzenlemesine ve proinflamatuar sitokinlerin sentezine etki ederek bağışıklığı düzenler. 

Resveratrol Hangi Bitkilerde Bulunur?

Günümüzde, 72 bitki türünde resveratrol üretimi belirlenmiş olmakla birlikte, doğrudan insan beslenmesinde kullanılanların sayısı sınırlıdır.

Bitkisel besinlerde bulunan bir antioksidan bileşiktir. Beslenme alanında yaygın kullanılan en iyi resveratrol kaynakları kırımızı üzüm, kırmızı şarap, üzüm şırası, sirke, kuru üzüm, pekmez, pestildir. Üzümün rengi koyulaştıkça yani siyaha çaldıkça içeriğindeki resveratrol oranı da artmaktadır. Üzümdeki resveratrol yaygın olarak kabuk ve çekirdekte bulunur.  Bunun yanı sıra resveratrol; erik, dut, kiraz, limon, fındık, yer fıstığı yaban mersini, ahududu, böğürtlen, kızılcık gibi birçok meyve türünde ve çerezlerin yanı sıra okaliptüs, ladin, akasya, zambak, benzeri bitkilerde de yüksek oranda bulunur.

Saydığımız bitki ve tohumları; mantar, küf saldırıları ya da ultraviyole ışınları etkisi karşısında strese girer, sonrasında da koruyucu bir antibiyotik olan fitoaleksin üretir.  Resveratrol bir fitoaleksindir. İnsanlar da bu yararlı bileşeni içeren besinleri tükettiklerinde vücutlarında hastalıklara karşı bir savunma savaşı başlar.

Resveratrol ne işe yarar?     

Son zamanlarda, hücresel ve hayvan modellerinde yürütülen çok sayıda çalışmada, resveratrolün antioksidan, antiinflamatuar, kardiyovasküler koruma, anti kanser, antidiabetes mellitus, antiobezite, nöroproteksiyon ve antiaging etkileri gibi çeşitli biyoaktivitelere sahip olduğunu bildirmiştir. 

Resveratrol ‘ün anti-aging mekanizmaları temel olarak oksidatif stresi  ve mitokondriyal fonksiyonu iyileştirmesi, enflamatuvar reaksiyonu hafifletmesi ve apopitozu düzenlemesi olmuştur.

Resveratrolün özellikle antiinflamatuar etkilere katkısı vardır. Lipit sentezi azalmasının yanı sıra resveratrol fare adipositlerinde pro enflamatuvar mediatörlerden TNFalfa, IL6 ve COX-2 seviyelerini düşürür. 

Ayrıca plazminojen aktivatör inhibitör 1, IL6 ve adinopektinin TNF alfa ile indüklenen sekresyonları ve mRNA ekspresyonları resveratrol ile azalır. Curkumin gibi resveratrol de adiposit diferansiyasyonunu indirek olarak etkileyen güçlü bir NF-kB aktivasyon inhibitörüdür. 

Resveratrol gibi polifenoller, enflamasyonun baskılanmasına katkıda bulunan oksidatif stresi azaltan güçlü ROS temizleyicisidir. Delikli tümör hücrelerinde, resveratrolün antioksidan etkileri tümörogenesizisi baskılar. Ayrıca resveratrol, ROS ‘un neden olduğu DNA hasarına ve hücre membalarındaki lipit peroksitasyonuna karşı koruyucu etki gösterir. 

Resveratrol ün adipositlerdeki antioksidan aktivitesi, membran potansiyelinde azalmaya neden olur. Resveratrol insan adipositlerinde, bazal ve insülinle uyarılmış glikoz alımını artırır.

Son olarak, resveratrol ayrıca osteoblast diferansiyasyonunu destekler ve in vitro alkalen fosfataz aktivitesini artırır. 

Resveratrolün yağ dokusuna etkisi                                                        Resveratrol ‘un faydaları arasında yağ yakımını artırır.  Resveratrol yağ hücrelerinin oluşumunu ve yeniden üretimini, genleri baskılayarak engeller. Yağ hücrelerinin apaptozisini (ölümünü) sağlar. Dolaşımdaki yağ moleküllerinin yağ hücrelerine alımını ve yağ olarak depolanmasını engeller. Yağların parçalanıp yakılmasını ve vücut metabolizmasını hızlandırır.                                                                                                              Resveratrolün İnsülin üzerine etkisi                                                            Resveratrol bir antioksidandır. Diyabeti olan hastalarda komplikasyonların yan etkilerine karşı, vücudu koruyan antiinflamatuar etkisi vardır. Resveratrol takviyesi insülin duyarlılığını artırır. Araştırmalarla vücuttaki şekerin, bir şeker alkolü olan sorbitole dönüşmesini sağlayan enzim aktivitesini durdurur. Diyabet hastalarında artan sorbitolün yarattığı oksidatif stres ve buna bağlı hücre hasarından koruyucu özelliği vardır.    

Bununla birlikte, yapılan klinik çalışmalarda metabolik sendromu düzeltmede, CRP azaltmadaki etkisi yeterli değildir. Diğer çalışmalar, diyabetik hastalarda resveratrolün kemik yoğunluğu ve metabolizma enflamasyonda önemli bir protein olan SIRT-1 seviyeleri üzerinde fayda sağladığını öne sürer.

Resveratrolün Eklem Ağrılarına Etkisi                                                        Resveratrol antiinflamatuar özelliği ve oksidatif stresi azaltıcı etkisi sayesinde pek çok kronik hastalıktan korur. Eklem hareketlerinde kısıtlayıcı etki yapan Romatoid artrit ve osteoartrit vakalarında eklemde kıkırdak dokuyu koruyucu etkiye sahiptir. Kıkırdaklarda oluşan hasar eklem ağrılarına neden olur. Resveratrol takviyelerinin vücutta enflamasyonu azaltarak eklem hasarını önlemeye yardımcı olduğuna dair çalışmalar vardır.

Resveratrolün Kan üzerine Etkisi                                                            Resveratrolün kan üzerine etkisine bakacak olursak, trombosit toplanması ve koagülasyonunu durdurarak ya da geciktirerek, kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır. Buna dikkat etmek gerekir.  Vücudu hastalıklara karşı koruyucu özelliği vardır ve pıhtılaşma sağlayıcı özelliği kalp damar rahatsızlığı olanlara iyi gelir.  

Resveratrolün Kan basıncı ve Kalp üzerine Etkisi                                          Resveratrolün antioksidan özelliği kalp koruyucu özelliğinden sorumludur.  Kan basıncını düşürmeye yardımcı olur. Resveratrol kan damarlarının rahatlamasını sağlar. Nitrik oksit üretimini teşvik eder sonuçta bu da kan basıncını düşürücü etkiye sahiptir. Hayvan deneyleri üzerine yapılan bir çalışmada resveratrolün toplam kolesterol düzeylerinde azalma ve HDL (iyi kolesterol) düzeylerinde artış sağlamıştır. Resveratrol kolesterol üretimini teşvik eden enzimin etkisini azaltır. Antioksidan etkisiyle LDL ya da kötü kolesterolün oksidiyonunu da azalttığı düşünülmektedir.  Resveratrol iyi kolesterol HDL’yi artırıyor, kötü kolesterol azaltıyor.  

Resveratrolün Beyin üzerine Etkisi                                                                

Yapılan çalışmalarda doğal özütlerin ve polifenolik bileşiklerin beyin yaşı üzerinde pozitif etkiye sahip olduğu gösterilmiştir. Resveratrolün antioksidan ve antiinflamatuar etkisi mitekondrial fonksiyonu etkileyerek beyni korumaktadır. Resveratrol ayrıca belirli stres faktörlerinin neden olduğu mitokondriyal bozukluğu da azaltır. Alzheimer hastalığı ve nöroenflamasyonun dejeneratif etkisini azaltır. Alzheimer hastalığının temelinde yatan beta amiloid birikimini azaltmaktadır. Yaşlı insanlarda bilişsel işlev üzerinde fayda sağlamamıştır.

Mitokondriyal fonksiyon bozulması ve nöroenflamasyona ve hücre ölümüne yol açarak nörodejeneratif hastalıkları oluşturur. Resveratrol ‘ün mitokondri ile ilgili parametreleri tam olarak nasıl etkilediğini araştırmak için daha fazla araştırma yapılması gerekecektir.  

Majör depresyonun patofizyolojisi tam olarak anlaşılmasa da mono âmin nörotransmitterlerinin, biyoenerjilerinin ve redoks bozukluklarının yanı sıra enflamasyon ve nöronal kaybın azalmasını içerir. İnflamasyonun olduğu her yerde antiinflamatuar ve antioksidan etkisi sebebiyle depresyon tedavisinde de kullanılabilir. 

Kırmızı şarap tüketimini beyin fonksiyonları ve kalp fonksiyonları üzerinde olumlu etkileri saptanmıştır. 

Resveratrolün Kansere Karşı Etkisi      

Bilimsel çalışmalar resveratrolün eşsiz bir hücre yok etme sistemine sahip olduğunu göstermiştir. Tümör başlangıcına etkisi hayvan modellerinde antimutajen ve serbest radikalleri inhibe etmesi ile antioksidan özelliğinde kaynaklanmaktadır.  Mitokondriyal disfonksiyon ve nörodejenerasyon etkisi kanser gibi farklı hastalıklarla ilişkili olduğu gözlenmiştir.

Bu çalışmaların bazılarında resveratrolün mide, kolon, göğüs, deri ve prostat gibi çeşitli kanser hücreleri ile mücadelede etkili olabileceği gösterilmiştir. Bu çalışmalarda kanserli hücrenin gelişimini, çoğalmasını ve yayılımını, gen ekspresyonunu değiştirerek kanserli hücrenin büyümesini önleyebileceğine dair sonuçlar elde edilmiştir. 

Antimikrobiyal ve İltihaplanmayı Önleyici Etkileri

Resveratrolün yapılan laboratuvar çalışmalarında HIV virüsüne, Herpes simpleks virüsüne, influenza virüsüne, karşı da etkili olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda anti mantar etkileri de vardır. 

Enfeksiyondan sonra 6 saat içinde resveratrol alınırsa ve 24 saat sonra doz tekrar edilirse etkinin %90’a kadar çıkabileceği vurgulanmıştır.

Resveratrol üzerine yapılan çalışmalarda, enfeksiyöz hastalıklara karşı koruyucudur. Resveratrol yaşam kalitesini ve ömrü uzatabileceğine dair yapılan çalışmalar mevcuttur.

Resveratrolün Yumurtalık ve Uterus Üzerine Etkisi 

Resveratrol endometrium üzerinde antiinflamatuar etkisi vardır. IVF tedavisinde endometrial yapı üzerine etkilidir. Resveratrol; yumurtalıkta oksidatif stresi azaltır. Bu çok ciddi bir etkidir. Mitekondrial fonksiyonu ve ovarian fonksiyonu artırır.

Resveratrol ‘un ayrıca kaslar üzerinde anti-katabolik etkisi vardır. Bu da muhtemelen östrojen dönüştürücü aromataz enzimini engeller. Buda daha az östrojen ve daha fazla testosteron demektir.   

PKOS üremeyle ilgili bir hormonal anormallik ve metabolik bir bozukluktur. Sıklıkla insülin direnci, hiperandrojenizm, kronik enflamasyonla ve oksidatif stres ile ilişkilidir. Resveratrolün tedavideki etkinliği çalışmalarda gösterilmiştir. Oral resveratrol tedavisinin vücut ağırlığının yanı sıra testosteron ve folikül uyarıcı hormonun serum seviyelerini önemli ölçüde azaltmıştır. Resveratrol, granüller hücrelerin kalınlığını ve sayısını eski haline getirerek Menstrual döngüyü iyileştirmiştir.

Resveratrolün yan etkileri nelerdir?

Resveratrol, serbest oksijen radikalleri denilen, toksik hücre metabolizma artıklarının neden olduğu hücre hasarını sürekli olarak yavaşlatmak veya önlemek için çalışmak yerine, tersine pro-oksidan özellikler sergileyerek hücresel DNA hasarına ve oksidatif strese yol açabilir.

Genel olarak, bir kişi kısa vadede küçük miktarlarda resveratrol alırsa, yan etkiler yaşamazlar. Bununla birlikte, günde 2,5 gram veya daha fazla alırlarsa, aşağıdaki yan etkiler ortaya çıkabilir:

  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Ishal
  • Karaciğer fonksiyon bozukluğu.

Resveratrol tamamen doğal kaynaklardan alma imkânımız olur mu? Günlük 1 gr Resveratrol dozu alabilmek için tüketebileceğimiz şarap, üzüm, dut vb.… ürünleri oldukça fazla tüketmek gerekebilir. Bu da yeterli bir doz olamaz. 

Kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır. Kan sulandırıcı ilaç kullananların dikkatli olması gerekir.

Sık Sorulan Sorular 

Resveratrol ne zaman içilmeli?

Yetişkinler için, tok olarak doktorun tavsiyesine göre günde bir ya da iki tane önerilir. 

oral yolla resveratrol alımını takip eden 30-60 dakika sonra hem kanda hemde idrarda en yüksek plazma konsantrasyonuna ulaştığı tespit edilmiştir.

Resveratrol çocuklar kullanabilir mi ?

Çocukların resveratrol kullanımı önerilmemektedir. 12 yaşından sonra kullanılabilir.

Resveratrol kanser yapar mı?

Resveratrol östrojen benzeri özellikleri vardır. Hem östrojen hem de androjen reseptörlerini uyarıp kanser hücre çoğalmasını tetikleyebileceği için hormona duyarlı kanserleri olan hastalar dikkatli olunmalıdır.

Resveratrol takviyesi almalı mıyım?                                                                           Besinlerden sağlanan resveratrol miktarı çok sınırlıdır. Yüksek konsantrasyonda resveratrol içeren takviyeler kullanıldığından sağlık için yararlı olur. Resveratrol takviyelerinin sağlıklı kişilerde herhangi bir olumsuz etkisi görülmemiştir. Bazı ilaçlarla etkileşime girebileceğinden doktorunuza danışmadan resveratrol takviyesi kullanmayın.

KAYNAKLAR

  • Kronik Enflamasyon; Moleküler Patofizyoloji, Beslenme ve Terapötik Girişimler

Editörler, Saswati Roy, Debasis Bagchi Sıba P. Raychaudhuri 

 Dan-Dan Zhou 1, Min Luo 1, Si-Yu Huang 1, Adila Saimaiti 1, Ao Shang 1, Ren-  You     Gan 2 3, Hua-Bin Li 1 2021 Jul 11;2021:9932218.

  • Resveratrol and Brain Mitochondria: a Review

Fernanda Rafaela Jardim 1Fernando Tonon de Rossi 2Marielle Xavier Nascimento 2Renata Gabriele da Silva Barros 2Paula Agrizzi Borges 2Isabella Cristina Prescilio 2Marcos Roberto de Oliveira 32018 Mar;55(3):2085-2101.

Marcos Roberto de Oliveira 1Seyed Fazel Nabavi 2Azadeh Manayi 3Maria Daglia 4Zohreh Hajheydari 5Seyed Mohammad Nabavi 62016 Apr;

  •  Dietary Polyphenols and Mitochondrial Function: Role in Health and Disease

José Teixeira 1 2Daniel Chavarria 1Fernanda Borges 1Lech Wojtczak 3Mariusz R Wieckowski 3Agnieszka Karkucinska-Wieckowska 4Paulo J Oliveira 22019;26(19):3376-3406.

  • Effect of resveratrol and metformin on ovarian reserve and ultrastructure in PCOS: an experimental study

Selenay Furat Rencber 1Sema Kurnaz Ozbek 1Ceyla Eraldemır 2Zehra Sezer 3Tugba Kum 2Sureyya Ceylan 1Elif Guzel 42018 Jun 29;11(1):55.

  • Resveratrol Improves Follicular Development of PCOS Rats by Regulating the Glycolytic Pathway

Aihong Liang 1 2Lan’e Huang 1 2Huiqing Liu 1 2Weiguo He 2Xiaocan Lei 1 2Meixiang Li 2Suyun Li 2Hongxing Liang 1Gang Chen 2Jinru Tang 2Fengyu Chen 2Xiting Cao 2Yiyao Wang 2Xiaobu Shen 1Xi Chen 1 22021 Dec;

  • SIRT1 induces resistance to apoptosis in human granulosa cells by activating the ERK pathway and inhibiting NF-κB signaling with anti-inflammatory functions

Ying Han 1Haining Luo 2Hui Wang 1Jun Cai 1Yunshan Zhang 32017 Oct;

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top