Anne içsel sezgisiyle bebeğin sinyallerini okuyabilir, bebeğine güvenmesini öğrenir ve onun için ne yapılması gerektiğini bilir. Her anne ile bebeğin kendisi arasında bir uyumu vardır. Bu uyum onların döngüsüdür.
Doğumdan sonra anne ile bebek arasında yaşanılan ten tene temas, göz göze aşk sonrası yaşanılan en derin duygulardan biri, ilk memeyi emme anıdır. Bir kadının anne olduğu gerçeğini ve o bebeğin ona ait olduğu hissini güçlendirir. İlk emme deneyiminde anne, sessiz ve hareketsiz bebeğini takip eder. Tüm dikkatini bebeğine yoğunlaştırır. Bebeği memesini tuttukça rahatlar ve emmeye başladıkça gevşer. Memeler bebeğe yaşam veren bir organdır. Anne ile bebek arasında duygusallığın filizlendiği bir kaynaktır. Ten tene temas yaşayan bebeklerin ilk beslenmelerinde çok başarılı oldukları, daha uzun süreyle anne sütüyle beslendikleri, vücut ısılarının daha stabil olduğu, vücut kan şeker seviyelerinin daha yüksek olduğu ve daha az ağladıkları tespit edilmiştir.
Emzirmek için mücadele eden, anneyle çok kötü zamanlar geçiren bir sürü bebek gördüm. Annenin bebeğini kucağına alıp onu sevmesi ve okşaması, emzirme deneyiminden çok daha önemli bir ilişki durumudur. Meme kelimesi emzirme ve bebeğe iyi annelik ile etiketlenmiştir. Anneyi daha özgür bırakıp emzirmeyi doğal olarak yapmasına fırsat verilmelidir.
Bazen otorite konumundaki biri anneye zorla emzirmesi yönünde telkinler verirse belki anne emzirmek bile istemeyecektir. Annenin bebeğini emzirmekle ilgili yaşadığı deneyimler belki de kendi bebekliğinde yaşadığı ilişkilerle bağlantılıdır. Anne bebek beslenme durumunda birbiri ile uzlaştığında bunun bir insan ilişkisinin başlangıcı olduğuna dikkatinizi çekerim. Bebekler olgunlaşmamış bağımlı bir insandır. Pek çok anne hiçbir destek almadan bebeğini emzirebilir. Aslında bu annenin içgüdüleri ile pek ala yapabileceği bir durumdur. Emzirme danışanlarının temelde annelere öğreteceği şey, emzirme konusunda da müdahaleden kaçınmayı öğretmektir. Annelerin nasıl anne olunacağı öğretilemez, anneler bebekleriyle kurdukları ilişki ile yaşayarak öğrenirler ve bu ilişki emzirme sürecini direkt etkiler.
Her koşulda emzirme başarısız olursa her zaman üzülürüm çünkü annenin, bebeğin ya da ikisinin, bu deneyimi kazanamazlarsa bir şey yitirdiklerini inanırım. Ama gerçek olan bir doğru mevcuttur. Emzirme döneminde zorlanıldığında iki temel çözüm projesi vardır.
Sorun odaklı başa çıkma projesi; emzirme danışmanları size destek olur. Hızlıca çözüm bulunur. Duygu odaklı çözüm bulma projesi; anneyle bebeğin yaşadığı strese çözüm bulunmasıdır. Yaşam için insanın bebeğini beslemesi kadar hayati bir şey, neden zaman zaman çok zor ve acı verici bir işe dönüşebiliyor. Özellikle annenin göğsü ile bebeğin ağzı arasındaki birleşme noktasında yaşanılan kilitlenme anına odaklanılıyor.
Emzirme sürecinde, danışmanlık yapanlar emzirmenin yeni bir anneye öğretilmesi gereken bir beceri olduğunu savunuyor. Oysaki annenin o bebeği, karnında taşıyabildiği gibi emzirebilme yeteneği de içgüdüseldir. Emzirme anne ile bebek arasında kurulan özel bir ilişkidir. Emzirme sadece biyolojik bir işlev değildir. Anne ile bebek arasında duygusal bir dokunmadır. Bu yaklaşım anne ile bebek arasında güvenli bağlanma için atılmış temel adımlardan bir tanesidir. Annenin içinden geldiği gibi yaşadığı emzirme pozisyonları içgüdüsel olarak anneyi derinden rahatlatır.
Anne ile bebek arasındaki yaşanılan emzirme problemlerinde, özellikle annenin meme ucunun yaralanmasına bağlı olarak hissettiği acının şiddeti arttıkça, anne yeteri kadar iyi bir anne olamamaktan dolayı kendini güçsüz hissedebilir. Bir bebeği bile besleyememek onun büyümesinde, bağışıklık sisteminin gelişmesine destek olamamak ve buna bağlı yaşadığı suçluluk ve yetersizlik duygularıdır.
Anne bebeğiyle ilişki kurarken zor dönemler geçirebilir. Anneye bakım veren destek sağlayanlar anneyi yorabilir. Anneyle bu destek sağlayanlar arasında gerginlikler yaşanabilir. Ancak annelik eğitimle ya da zekayla değil sadece doğal ebeveyn olarak sezgileriyle yapılabilir. Ama anne doğduğunda bebeğini görmezse ya da bebek ona sadece otoritelerin uygun olduğunu düşündükleri zamanlarda beslesin diye getirilirse annenin doğal içgüdüleri evrimleşemez. Annenin sütü bebeğinin ağlama sesi ile uyarılır. Bebek saatle beslenmez. Bunların hepsi annenin bebeğine bakması ve ikisi arasındaki iletişim sözsüz bir şarkının ritmi gibidir.
Doğumdan sonraki dönemde anne çevresine oldukça bağımlıdır. Yeni doğanın bakımıyla bağımlılığı artar. Emzirme danışmanlığı yapan hemşireler çalıştığı ortamların yoğunlukları fazlaysa, danışmanlık süresinde anneye yeterince zaman ayıramayabilir. Belki de kendi içsel süreçleri emzirme danışmanlığı yapmaya uygun olmayabilir. Ayrıca dediğim gibi ebenin de duyguları vardır. Anneye bu destekte farkında olmadan zorlanabilir. Memeyi bebeğin ağzına ya da bebeğin ağzını memeye itmek yanlış uygulamalardan biridir. Buna bebek geri çekilerek tepki gösterir. Bazen anneler emzirme hemşirelerinin bebeklerini ondan çaldığını hissedebilir. Bu dönemde emzirme sürecinde hemşire çok içten bile olsa anne bu hemşireyi zalim bir figür olarak tanıyabilir.
Anne olgunlaşmamış ve çocuksu bir anneyse tek başına bebeğe bakabilmek ona çok zor gelebilir. Aldığı destek ile de kendine özgüven sürecinde zorlanabilir. Emzirme danışmanlarının gebelerin duygu durumuyla da yakından ilgilenmesi gerekir.
Anneler emzirme sürecinin ardından bebeğiyle alışma ve bağlanma dönemine geçerler. Bebekler yaşamlarının başlangıcında oldukça bağımlıdır. Yaşadıkları her durumdan etkilenir. Annenin bebeğinin ihtiyaçlarına iyi ya da yeterince uyum sağlayabilmesi ve kendini bebeğinin bakımına adaması pek çok annenin kendini içinde bulduğu durumdur. Anneliğin doğasında bulunan içsel bir doğal ebeveynlik sürecidir bu.
Anneyle bebek arasındaki iletişimin canlılığı özel yollarla sürer. Annenin nefes almasından, nefesinin sıcaklığından, aslında büyük ölçüde değişen kokusundan, kaynaklanan hareket vardır. Annenin kalp atışının sesi doğumdan önce orada olup her şeyi bilen kişi olmasından ötürü bebeğin çok iyi bildiği ses de vardır. Bebekle anne arası bir güven oluşur.
Bir anne ile bebek arasındaki bağlanma stilleri de günümüzün önemli çalışmaları arasındadır. Her anne çocuğuna benzersiz bir sürü yolla bağlanır ama en sağlıklı olanı şüphesiz güvenli bağlanmadır. Bağlanma stilleri ve doğum sonu anne bebek ilişkisi doğumda ilgilendiğimiz temel konuların arasındadır.
Sonuçta her kadının kendi annesi ve ailesi ile kurduğu ilişki, kendi kişilik örüntüsü onun bebeği bağlanma stilinde önemli olan detaylardır.
Dr. Sebahat Turan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
0312. 285 3000
www.doğaldoğummerkezi.com
www.doğaldoğumankara.com