GEBELERİN ÖZELLİKLERİ DOĞUMU NASIL ETKİLER?

Doğum yolculuğunda psikoterapi, hipnoterapi ve doğum eğitimleri ile hazırlanan takipli bir gebe ile çalışırken gebenin doğuma pozitif uyumlanma yeteneği varsa; bu annelerin kendi doğumunun sorumluluğunu aldığı gözlenir ve yol arkadaşları olan sağlık ekibine güvenir. Bu gebelerde annelik içgüdüsü hep bebeğini korumaya yöneliktir. Bu annelerin kendi kendine doğum kasılmaları ile başa çıkabilme yeteneği oldukça fazladır. EGO yetenekleri güçlüdür, doğum ağrısının onu yatağa düşürmesine izin vermez. Doğumda edilgen bir gebe değil, doğumu yönetebilen aktif ve güçlü bir gebedir. Güvenli bağlanması olan gebe kendi kendine hipnoz uygulayabilecek kadar doğum da sakindir. Nefes ve gevşeme çalışmalarını çok rahat yapabilir. Bununla başa çıkabilirim ya da bunu aşacağım telkinleri yapabilecek kendilik kapasitesi güçlüdür.

Olumsuz yaşamı olan bir gebe kendini yatağa bağımlı ve aciz hissedebilir. Rahim kasılmalarının bedenine zarar vereceği negatif düşünceleri taşır. Doğuma kaygılı bir ruh haliyle bakar. Böyle kaygılı hastalar, doğumda acizmiş gibi başkaları tarafından görülmeyi aşağılanma, öfke, ümitsizlik ve kontrolü kaybetme gibi boğucu ve yıpratıcı olacağına inanarak bu sonuçlarla karşılaşmamak için, ellerinden geleni yaparlar. Endişeli gebenin “endişeli olmayanlara” göre daha fazla kontrol dışı istenmeyen düşüncesi vardır. Bir işe odaklanma kabiliyetleri düşüktür. Kendilerine yönelik kaygı düzeyi çok yüksektir.

Bu durumda genellersek, iki tip gebe karşımıza çıkabilir. Her şeyi kontrol eden, kontrolcü bir gebe örüntüsü olabilir ya da kaçınma davranışı sergileyerek her şeyi doktora bırakabilir.       Gebe, bir çocuk gibi annesi rolündeki doktordan sonsuz sevgi ve şefkat bekleyebilir. Gebelik takibinde, gebelik eğitimi döneminde, görüşmelerde her şeyi en ince ayrıntısına kadar not alır. Bir sonraki görüşmeye topladığı yoğun bir bilgi yükü ile gelir. Zihni sürekli meşgul ama kafası hep karışıktır. Bedenine ve bebeğine yapılacak her türlü müdahaleyi en ince detayına kadar bilmek ister.  Zihinleri ve dikkatleri hep doğum ortamında olup, müdahaleden uzaklaşamazlar. 

Özellikle kontrolcü grup gebelerde süreç istedikleri gibi ilerlemezse bu gruptaki gebelerin yaklaşık. %13’ünde doğumdan mutsuz ayrıldıkları gözlenmiştir. Bu sağlıksız ruh hali olan annelerle her ne yaşanırsa yaşansın suçlu, doğum ekibidir. Burada doktorla gebe arasında güven ilişkisi oluşmamıştır. Bu gebelerde işler yolunda gitmiyorsa, doktor ile ilişkilerinde onu ne kadar çok idealize ediyorsa, o kadar çabuk da devalüe edip sizi kötü yapabilir. Kendini ve doğumunu doğum ekibine bırakamaz bundan korkar. Doğumunun sorumluluğunu da almaz. Süreci yönetmeye çalışır. Duygusal açıdan olgunlaşmamış ya da anneliği içine sindirememiş bir gebe olabilir.

Diğer bir grupsa kaçınma davranışı sergileyen gebelerdir. Doğuma dair bilgilerle uğraşmazlar, kendilerini doktorlarına emanet ederek tüm sorumluluk gereken işlerden kaçarlar. Kaçınma reaksiyonu kullanan hastalar, tıbbi bilgilerle daha az ilgilenirler. Biraz daha çocuk ruhludurlar. Dikkatlerini başka tarafa kaydırarak stresle ya da ağrıyla başa çıkarlar. Küçük bir korku ilave korkuları tetikleyebilir. Gebe kontrolü kaybedeceğinden, kendine yetemeyeceğinden korkuyorsa bu hastalar başkalarına son derece bağımlı, sıkıntı verici duyguları oldukça fazladır. Bunların bilinç dışı ve bilinç öncesi ilgi alanları çok dardır. Bu grup gebelerde hipnoz çalışıldığında başarı oranı çok artar. Doğuma dair bilgilendirmelerin ya da doğum ortamının medikalize havasını çok solumaması gerekir.

Olumsuz negatif örüntülere sahip bir gebe gerçekten doğuma pozitif yaklaşımları öğrenmek istiyor mu? Yoksa işin çok daha kolayına kaçıp sezaryen mi olmak istiyor? İşte gebelerde bunu netleştirmek çok önemlidir. Doğum eğitimi almaya istekli mi? Profesyonel bir doğum destekçisi ekibinin ona katacakları nedir? Bunu almaya hazır mı? Hipnoz, meditasyon, gevşeme egzersizleri ya da doğumda doğum terapisine karşı yaklaşımları nedir?   

Gebeyi bu özelliklerini göz önüne alarak değerlendirmek gerekir. Doğum öncesi bilişsel tekniklerden ve hipnoterapiden faydalanılarak doğuma dair olumsuz düşüncelerden uzaklaşması sağlanır. 

Anne, baba, doktor ve ebenin birbirini tanıması, gebelik boyunca kurulan ilişkide güven oluşması için önemlidir. Oysaki kadının doğum doktorundan hemşiresinin kim olacağını önceden bilmesine imkân vermeyen bir hastane ortamı, ülkenin çok modern en iyi donanımlı hastanesi bile olsa anne için travmatiktir. Eğer gebe doğum öncesinde, hipnoz ve psikoterapi desteği alıyorsa, bununla beraber doğuma hazırlık eğitimleri de alıyorsa, gebenin ekip ile birlikteliği güven ilişkisine dönüşür. 

Terapilerde unutulmaması gereken bir gerçek, aynı nefesi iki kere almayız. Doğum zamanı da hiçbir zaman iki kasılma aynı değildir. Her bebeğinizin hamileliği de doğum deneyimi de birbirinden farklı ve eşsizdir. Bu doğum sizin kendi deneyiminizdir.

Annenizin, ablanızın ya da arkadaşınızın değil bu doğum sizin kendi korkularınızla, kaygılarınızla yüzleşme anıdır.  Daha önce yaptığın doğumdan da farklı bir andır. Çünkü o anın yaşanmışlıkları o doğumda kaldı bu bebek senin için farklı bir geleceğin anahtarıdır.

Doğum her zaman sürprizlere gebedir. İnsan zihnini tekrar tekrar bu sürprizleri çalışarak sakinleştirmeğe ve dinginleştirmeğe emek harcamalıdır. Özellikle bu çalışma eski doğum deneyimlerini çalışırken çok işe yarayacaktır.  Çünkü aynı doğum deneyimi ister çok keyifli olsun ister travma ikinci kez yaşamak kesinlikle imkansızdır. Zihinsel çalışmalar bizim için çok önemlidir.

Yargılayıcı olmamalı, sabır, hoşgörü, güven, akışa bırakmak, kabul etmek ve nazik olmak bu davranışların hepsi birbiriyle bağlantılıdır. Hepsi de doğum için kıymetli yaklaşımlardır.

Dr. Sebahat Turan 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı 

0312. 285 3000

www.doğaldoğummerkezi.com

www.doğaldoğumankara.com

Scroll to Top