KADIN NEDEN SEKSİ SEVMEZ 

Utanma duygusu ya da mahcubiyet hissi en temel duygularımızdan biridir. Bir kadın neden utanır, bu duygu kadına ne hissettirir. Eziklik, değersizlik, yetersizlik belki de suçluluk? Yani kişi utandığı için kendini suçlu hissetmezken, suçlu olduğu için kendini mahcup hissedebilir. Bu yüzden utanç primer bir duygudur. Suçluluk ve günahkarlık duyguları utanmayı tetiklese de arka planda cinsel isteksizliği uyandırabilir. Belki de bu iki hissiyat utanmanın da ötesinde kişinin bir süre sonrasında taşıyamadığı bir yük olarak kendini cezalandırmaya dönüşebilir.

Cinsel yetersizliğin dört temel duygusu; endişe, kaygı, utanma ve suçluluk, eğer bir kadın yüreğinin derinlerinde bu duyguları hissediyorsa, seks esnasında gevşeyebilme, kendini yatak da özgür bırakma ve bastırdığı duyguları açığa çıkarma şansı hiç yoktur. Bu bastırılan duygular cinselliğin düşmanıdır. Bu savunma mekanizması geçmişte yaşanılan ve bugün bir şekilde açığa çıkmasını istemediğimiz anılarla doludur. Bilinç dışı bu anıları adeta bir kapsülün içine koyar. Yüreğimizin içinde taa derinlerde onu farklı bir köşede koruma altına alır. Bu travmatik ve olumsuz anılar boşalma sorunlarının temelinde rol oynar. İlk çocukluk yıllarının ya da ergenliğin olumsuz anıları bastırma mekanizması ile bilinç dışında bir yerlerde unutulur gider. Ne var ki hafıza kayıtlarından hiçbir zaman silinemediği için boşalma sorunu olarak karşımıza çıkabilir.

Çocukluk yıllarında yanlış deneyimler sonrası insanın üzerine sinen korku, kendini aşağılık biri gibi görme, sıkılganlık ve suçluluk, günahkarlık duyguları bastırma mekanizmasını aktifleştirir. Bazen bu mekanizma bilinç dış tarafından insanın yaşamaması için ret bile edebilir. İç dünyasında homoseksüelliğe özenen birinin dışsallaşmış kısmında çok maço biri gibi davranabilir. Sırf bahsettiğimiz duyguları yaşamamak için bilinç dışı bize rol yapabilir. Ne var ki kişinin bilinçli aklı bunun farkında olmayabilir. Kadın zihinsel olarak özgürleşemeyince, yatakta da bedensel olarak özgürleşemez. Iç yasaklar boşalmayı ve orgazm olmayı engeller. Cinsel tepkiler zayıflar.

Utanma duygusunun yoğunluğu, başarılı bir seksin önünde kocaman bir duvardır. Utanç duyusu ve güven duygusu birbiri ile yakın duygulardır. Seks de kişinin kendine güveninin tam olması gerekir. Bir kadın olarak bedeni ile barışık olması, performans kaygısı yaşamaması gerekir. Güven sorunu olmayan biri gereksiz utanma triplerine de girmez. Partneri ile utangaç davranışlarda bulunmaz. Eşini de usandırmaz.

Suçluluk ve günahkarlık duygularının tohumları çocuklukta atılır.  Cinselliğin hiç konuşulmadığı evde büyüyen bir çocuk, cinselliği ayıp ve yasak olarak algılar. Anne ve babaları tarafından dokunularak sevilmeyen bir çocuk birinin ona sevgi ile aşk ile sarılmasından şehvet yerine ürkme hissedebilir. Mastürbasyon yaparken yakalanan bir çocuk ailesi tarafından bunun günah olduğunun söylenmesi ve üzerine de yaşadığı bir ceza kendisini suçlu hissetmesi için yeterde artar bile. Bilinç dışı haz veren bir cinselliği hak etmediğini düşünür ve boşalma sorunları yaşayabilir, kendini cezalandırabilir.

Suçluluk hem bilinç dışını hem de bilinci etkiler. Kendileri ile ilgili değer yargılarını olumsuz yönde etkileyen çok derin bir duygudur ve boşalma sorunlarının başında gelir. Suçluluk duygusu yanlış bir şeyler yaptığını düşünen kişinin kendini affedememesinden kaynaklanır. Buradaki temel olay kişinin bilinçli aklının da yanlış bir şey yaptığına inanması ve bunu da olumsuz duygularının desteklemesidir. Burada önemli olan kişidir onun ne hissettiğidir. Hissettiği olumsuz tüm duygu ve düşünceler onda kendini cezalandırma davranışına dönüşür. Kendini suçlar, kendini affedemez. Bilinç dışı sağlıklı ve mutlu bir cinselliği hak etmediğini fısıldar ve bu iç ses boşalma, orgazm problemlerine çanak tutar.

Kendini suçlu hisseden bu kişilerde zaman içerisinde, kendine güvensizlik, öfke, endişe, korku, depresif bir ruh hali, daima kontrollü olma, her şeyin kendi kontrolü altında olması ve mükemmeliyetçilik özellikleri görülür. Yaşamda her şeyi kontrol edemeyiz. Kontrol duygusu zamanla yorgunluğa, dikkatsizliğe yol açar ve cinsel isteksizlik daha da artar. 

Sonuç da geçmiş, şimdi ve gelecek hep bir akış içindedir. Cinsel terapiler de amacımız bu üçlüyü barıştırıp sonuç da şimdi ve şu anı çözmektir. Anı çözmek yaşamın akışını çözmektir. Terapiye aldığımız erişkini içindeki çocukla barıştırmalıyız. Yaşadığı suçluluk ve günahkarlık duygularından onu arındırıp, zihnindeki utanç duvarını yıkmalıyız. Eğer bu üç temel duygu yok olursa   kendine güvenen, partnerinin yanında kendiyle barışık, bedeni ile mutlu rahatlıkla gevşeyebilen bir yapıya bürünür. Böyle birinde ne cinsel isteksizlik ne orgazm olamama ne de boşalamama sorunu yaşanmaz.

Dr. Sebahat Turan 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı 

0312. 285 3000

www.doğaldoğummerkezi.com

www.doğaldoğumankara.com

Scroll to Top