Bir kadın olarak sağlığınızı nerede kaybettiniz
Hastalığı bedeninize etiketledikten sonra tedavisi için ne yaptınız
Vücudunuz hakkında bilgi sahibi olmak ve onu iyi tanımak için nasıl bir çaba harcadınız?
Bir kadın olarak
Bir hekim olarak
Hatta bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak kendimi çok sorguladım.
Hücrelerim bedenim nasıl ve ne hissederek çalışıyor. Bedenim mi ruhuma, ruhum mu bedenime hizmet ediyor.
Kadınlar bedenleri hakkında ne biliyordu. Bedenlerinin kutsallığı ve bereketi hakkında kendilerinin farkında mıydı?
Kız çocuğu olmak, Adet görmek, sevgili olmak, evlenmek, cinselliği tanımak, anne olmak, doğum yapmak, rahim ve rahmin hastalıkları ile tanışmak, sorumluluk almak, eve kapanmak, kontrolü kaybetmek, sadece evde iş yapan, temizlik yapan, çocuk yapan, hatta ve hatta zorlayarak da olsa kariyerde yapan kadın olmak. Okumuş okumamış, işte çalışan çalışmayan, çocuk yapan yapmayan.
Aslında hepsi biz değil miyiz?
Tam her şey bitti derken menopoz ile yüzleşmek. Aslında sonun başlangıcı geçmişin sorgulandığı, geleceğin karanlığını hissettiğin an belki de. Pişmanlıkların, keşkelerin, ah ile geçen ömrün hesaplaşıldığı dönüm noktası….
Kadın olmanın değersizliği ile yüzleşilen yaşanmamış kadınlığın farkındalığının bir tokat gibi hissediği an.
Bizi yoran zorlayan bu süreçleri herkes kendi ekseninde nasıl atlattı ya da atlatıyor.
İşte kadın olmak zor bir zaman, gel görki bu kadının ruhsal süreçlerine sonraki yazılarımda değineceğim ancak öncelikle burada bir fonksiyonel tıp hekimi olarak kadın ve kadın hastalıklarının bütüncül tıp bakış açısıyla sorgulamak isterim.
Kadın bedeninin eşsiz bir üretkenliği vardır. Zekâsı gibi kadının bedeni de çok karmaşıktır. Hormon sistemleri bedenin her bölgesini etkiler. Ne var ki ilerleyen yaşla beraber hormon seviyelerindeki değişiklik ve düşüşler hormon dengesini bozar. Buda yaşlanmanın başlangıcı ile tanışmaktır.
Kadın hormonlarının görevi sadece seks fonksiyonlarında yer almak değildir. Bu hormonlar beyinden kemiğe, kemikten kalbe, vücutta görev almadıkları bir organ ve hücre yoktur.
İşte olayın özü temel nokta vücudumuzdaki hücrelerin iyilik halidir. Bu hücrelerin sağlıklı çalışabilmesi için, doğru yiyecek seçimlerinin olması, düzenli fizik aktivitelerini yapmak, stres yönetimi, iyi bir uyku düzeni ve tabi ki günümüz toplumunda doğru seçilmiş besin destekleri ile biyoeşdeğer hormon replasman tedavisidir
Eğer kadının sağlıkla uyumlu olmayan, sağlığını desteklemeyen bir hormon dengesi varsa, yaşam biçimi, beslenmesi ne kadar sağlıklı olursa olsun sağlık açısından istediği sonucu alamaz.
Eski neslin kadınları, 35 yaşlarına geldiklerinde çocuklarını doğurmuş, emzirme süreçlerini neredeyse tamamlamış olurlardı. Yeni neslin modern kadınlarıysa daha 30 lu yıllarda evlliği yeni yapıp bebek kararını vermek, doğum yapmak, anne olmanın ardından gecikilen emzirme süreçleriyle uğraşır.
Yine modern çağın kadınlarının tanıştığı bir başka gerçek var. İşlenmemiş gıdalar, GDO lu genetiği oynanmış besinler, çevresel toksinler, kozmetikler, plastikler ve tabiki çağın vebası kariyer stresi ile beraber 40 lı yaşlara ulaşılır. 40- 50 arasındaki dönemde de sağlıkları baş aşağı gidiyor. Sağlıklarını yaşam heyecanlarını kaybetmeye başlıyor. Sonrasında da modern tıbbın olanakları ile hastalıklarına çare arıyorlar. İlaç ve hastane desteği ile ayakta kalmaya çalışıyorlar. Bu çok yorucu olsa gerek diye düşünmeden edemiyorum. Eski dünyada mı kadın olmak, yoksa yeni dünyanın modern kadını mı olmak?…
Zaman bize ayak uydurmuyorsa bizde zamana uymalıyız diyebilir miyiz?
Dr. Sebahat Turan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
0312. 285 3000
www.doğaldoğummerkezi.com
www.doğaldoğumankara.com