Hypnobirthing, Dr. Grantly Dick-Read isimli İngiliz kadın doğum uzmanının kuramlarıyla ortaya çıkmış bir doğum yöntemidir. Bu yöntemde temel felsefe, doğum korkusundan uzaklaşırsan ağrı olmayacağıdır. Doğum korkusu ağrıyı tetikler. Özellikle korkunun bedendeki ve rahimdeki gerginliğin nedeni olduğu, doğumu uzattığı bunun da ağrıya neden olduğuydu. Hypnobirthing’in felsefesinde buna “Korku – Gerginlik- Ağrı Sendromu’’ adı verildi.
Doğumun tarihi gelişim sürecine bakıldığında sürekli ağrı ile özdeşleşmiştir. Doktorlar da ağrı kesmek için ilaçlar ve kemoanestetikleri gebelere vererek doğumu daha rahat atlatmaları için çalışmışlardır.
Dick – Read annenin doğumunun açılma evresinin sonuna yaklaşırken endorfinlerin salındığını ve annede bir mutluluk ve geçici unutkanlık halinin oluştuğunu söylemiştir. Dick- Read yönteminin hipnozla bir bağlantısı olduğunu reddetmiştir. Hatta hipnozun kadınları doğum deneyiminden uzaklaştırıp, beden zihin bağlantısının kesildiğini düşünmüştür. Oysa hipnozu çok daha iyi kavradığımız günümüzde ise hipnoz durumundaki bir kişinin tamamen uyanık hatta daha da yüksek bir farkındalık halinde olduğunu ve kontrolü tamamen elinde tuttuğunu artık biliyoruz.
Hypnobirthing doğum yöntemi nazik bir doğum felsefesidir. Annelerin bebeklerine güvenli bir doğum ortamı sunması ve kendilerinin daha rahat bir doğum yaşayabilmesidir. Anneler eşlerinin tam anlamı ile doğuma dahil olmalarını ve hayatlarındaki en önemli anın onunla birlikte yaşanmasını istemektedir.
Hamilelik döneminde; doğuma hazırlık kurslarında hypnobirthing doğum yöntemi öğretilir. Mümkün olduğunca çiftlerin bu eğitimi birlikte alması tavsiye edilir. Temel amaç; annenin mahremiyetine saygı duyularak, ev konforunu hastane ortamına taşıyarak hatta suda doğum imkânı tanınarak rahat bir doğum ortamı yaşamasıdır. Yüksek risk taşımayan gebeler doğumu bedenlerinin tepkilerini bilerek ve içgüdülerinin sesini dinleyerek yapabilirler.
Korku doğumu uzatan ve zorlaştıran temel faktördür. Bedende korkuyu regüle eden sistem otonom sinir sistemidir. Bu sistem bilinçli kontrolümüzle çalışmaz. Kendi içinde de parasempatik sistem ve sempatik sinir sistemi diye ikiye ayrılır. Parasempatik sistem sakinliği, dinginliği, huzuru ve rahatlığı temsil ederken, sempatik sistem daha çok bedenimizde heyecanın, korkunun ve adrenalinin arttığı dönemlerde aktive olur.
Bu sistem sadece gerçek tehlikelerde değil, tehdit algısı hissettiği her zaman aktive olur. Anne doğum eylemine zihninde çözümlenmemiş bir korku ya da stresle yaklaştığında bedeni bu sistemi harekete geçirir. Doğum dünyanın var olabilmesi, türün devam edebilmesi için olması gereken bir mucizedir. O minik varlığın yuvaya girmesi sırasında babanın bu sürece kesintisiz desteği bebek ile ailenin birbirine olan bağlılığını artırır.
Sakin bir doğum travayı geçiren gebenin enerjisi korunur. Doğum anında hala güçlüdür. Bebeği çok rahat itebilir. Yeter ki bedenine odaklanıp içgüdüsel olarak onu itme hissini fark edebilsin. Doğumunuzu bedeninize bırakın. Bebeğinizle iletişim kurun. Sadece bedeninize engel olmayın. Bebeğinizin sessizce bedeninizden kayarak inişini fark edin ve bebeğinizle tanışma anının coşkusunu iliklerinize kadar hissedip onunla ilk tanışan kişi olmanın haklı gururunu yaşayın.
Dr. Sebahat Turan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
0312. 285 3000
www.doğaldoğummerkezi.com
www.doğaldoğumankara.com