DOĞUM ve ACI 

Aşırı konfor içerisinde yaşayan şu anki dünyada, toplumun çöküşlerinden biri de acının her ne pahasına olursa olsun kaçınılması gereken kötü bir şey olduğu fikridir. Öyle ki doğum da yaşanılacak acıyı, hatta duygusal acıyı bile, maskelemek, bastırmak ve yok etmek için çabalamaktayız. Bunu da sezaryen doğumlarına öncelik vererek yapmaktayız. 

Acıyı bir öğretmen değil bir düşman olarak görmek üzere eğitildik. Ancak acı, gelişim ve değişimin sağ koludur. Acı insanlık erdeminin tarihindedir. Acı çekmeden olgunlaşmak zordur. 

Adet sancısındaki acı ya da doğum sırasındaki acı, kadınsı bilgeliğin temelinde yatarlar.

Hamilelik ve doğum, kadın hayatında değişim ve dönüşüm sürecidir. Bu süreçler olgunlaşmak için, acı ile iç içe geçmiştir. 

Kadınlar hayatlarının en önemli süreçleri yani annelik üzerindeki kontrollerini yitirirlerse ne olur?

Peki; kadınlar kendilerine, vücutlarına ya da iç güdülerine inanmaya teşvik edilirler ise ne olur?

Kadınlar kendilerinden önce yaşamış sonsuz sayıda kadının bilgeliğine ulaşma yeteneğini kazanırsa ne olur?

O bilge kadınların cesaret, hürmet, güç ve toplumda kabul görme saygınlığına ulaşabilirse ne olur? 

Toplum doğum konusunda kadına ve kadın da bedenine ve bebeğine güvenirse ne olur?

İşte burada durup bir toplumda öz güveni yüksek ve güçlenen kadınların, yetiştirdikleri evlatları hayal bile edemiyorum.

Dr. Sebahat Turan 

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı 

0312. 285 3000

www.doğaldoğummerkezi.com

www.doğaldoğumankara.com

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top